Fotoğraf Grubumuza katılın
Doğa Grubumuza katılın
Patikatrek organizasyonları Türkü Turizm güvencesi ile yapılmaktadır.
Belge no: 3959
ÇİRİKİNCE OLAMAYAN ŞİRİNCE

İzmir' in güzel bahar sabahlarından biri... (buralarda bu günler çok değerlidir.Çünkü baharı yaşadığımız günlerin sayısı oldukça azdır ve yerlerini kavurucu sıcaklara bırakmak için çok aceleci davranırlar) Grup ile buluşarak yollara düştük yine. Belevi'ndeki kır kahvaltımız yardımlaşma ve neşe içinde tamamlandı.Kahvaltı etmemek kararında olan ben bile özellikle ege salatasını görünce hemen karar değişikliği yapıverdim. Ege salatasının güzelliğinin, özellikle üzerine rendelenen peynirde olduğunu hatırlatmak isterim .Kahvaltı sonrası yürüyüş gurubunu ve özellikle dağcılık deneyimini ilk kez gerçekleştirecek olan öğrencim Alpaslan' ı dağların sırtlarına uğurlayarak, küçük grubumuzla Şirince' ye doğru kültürel turumuza başladık.  Şirince gerçekten ziyaretçi akınına uğramış gibiydi. Biz önce yukarıdaki kiliseyi görmek istedik.Yol boyunca fırından yeni çıkmış ekmek kokuları bize eşlik ediyordu ki biraz önceki kahvaltıyı nerdeyse bize unutturacaktı .Kiliseden çıktıktan sonra kendimizi, Şirince' nin küçük ama gerçekten de şirin evlerinin arasında buluverdik.

Karşımıza çıkan evlerden birinden gelen çağrıya kulak vererek sohbeti koyulaştırdık. Küçük gurubumuzdakilerin hepsinin aile büyüklerinin de Balkan göçmenlerinden (Selanik)  olduğu için ev sahiplerimizle çok sayıda ortak konularımızın olduğu belliydi. Özellikle küçük grubumuzun önemli elemanı sevgili Hale' nin annesi Kıymet hanımın yemekleri çok konuşuldu, anılar paylaşıldı, çaylar içildi, hatta dikilmek üzere bahçedeki çiçeklerden fideler bile alındı. Ev sahiplerimiz sit alanı ilan edildiği için evlerini onaramadıklarını anlattılar.

Bu konuda gerçekten de çok mağdur oldukları evlerinin halinden anlaşılıyordu.Birden yandaki çok bakımlı olan bir evden yüksek sesle Almanca konuşan bir kişiyi işittik. Bu oradaki bir evi alarak restore eden bir Almana aitti.Kendi memleketimizde , kendi insanlarımızın evleri ile bu ev arasındaki uçurumun bizi bir hayli üzdüğünü ve düşündürdüğünü özellikle belirtmeliyim. Kültürel varlıklarımıza sahip çıkmak çok önemli ama güzel insanlarımızın mağdur olmamaları da bir o kadar önemli diye düşünüyorum. Umarım bu konudaki çarpıklıklar bir an önce çözüme kavuşur.
Şirince' nin güzel insanları ile vedalaştıktan sonra sıra Ege sofrasına gelmişti. Ege yemeklerinin güzelliklerini tatmak kadar yürüyüş grubuyla da buluşmamız bizi çok sevindirdi. Çekilen fotoğraflarda bir at ile yeni doğmuş yavrusunun resimlerini gördüğümde dağlarda olamadığım için bir an pişmanlık duysam da Şirince' nin güzelliklerini hatırlayıp teselli buldum.

Şirince' ye ve güzel insanlarına sevgilerle...

Tülay BALCIOĞLU

----------------------------------------------------------------------

(Şirince=Şarap) mı?
 
Saat 15:05'de Şirince'yi ya görmüştük ya da varmıştık tam hatırlayamadım şimdi :) Küçük ama pazar günü olması nedeniyle çok kalabalık bir kasabaydı. Her taraf yerli ve yabancı turist doluydu ve arabalar nedeniyle yollar da çok işlekti. Öğlen-ikindi yemeğinin burada yedik, 1 şişe çok kaliteli olmayan kırmızı şarap (13YTL) ve 2 tane 1.5 porsiyon Tire Köfte (porsiyonu 5YTL) yedik ve toplamda 27YTL hesap ödedik. Yarım litre şarap yerine yarım litre ayranı tercih ederdim aslında ama Şirince deyince aklıma ilk gelen şarap olduğundan Şarap içtik :) Grup buradan dağıldı ve biz de şarap alışverişine çıktık.

Mekanlarda şarapları deneyebilme şansınızın olması gerçekten güzel ne ile karşılacağınızı biliyorsunuz. Ayın tam ortasında olmamıza rağmen nakitte sıfırı tükettiğim için kredi kartı geçen bir yeri tercih ettik.

Neler tattım:
Vişne: çok daha alkollü gibi geliyor, biz çok sevdik, birer tane aldık, 12YTL.
Karadut: çok acımsı, buruk bir tadı vardı, çok açmadı, 12YTL
Kavun: Kavun alacam diye yola çıkmıştım zaten, tadını gene beğendim, tatlı şarap diyebiliriz, 8YTL
Kayısı: Kayısıyı çok sevdiğim için merakla tattım ama şaraptan ziyade kayısı reçeli içiyormuşum gibi geldi :) Sonuçta şarap olarak beğenmedim  8 YTL
Çilek: Yapı olarak kayısıya benziyordu. Çilek reçeli tadında tatlı bir şaraptı, 8YTL

Ben 2 kavun bir de vişne şarabı aldım (meye şarapları genelde 8YTL, vişne 12YTL idi), bir kavun'u evde sakin sakin içeceğim gerisini Şırnak'ın dağlarından gelen Deniz'in şerefine Karşıyaka'da tüketeceğiz.

Günün özeti ve aldığımız dersler:
1) Şirinceye havalar sıcakken ve pazar günü gitme! H.içi sakin sakin zevkini çıkarmak en iyisi. Aslında bu bodrum'dan Çeşme’sine her yer için geçerli, tüketim çılgınlığındaki içi bol kalabalığın olduğu dönemlerde buralara bulaşmamak lazım. Kimse yokken tadını çıkamak lazım ;) Böyle düşünmeye başlamamda iyice ağarmaya başlayan saçlarımın etkisi olabilir mi acaba
2) Aklınıza gelen herşeyden şarap yapılabilir! Peki hepsi güzel olur mu? damak tadına göre değişir ama bence olmaz :) Çilek şarabı yerine taze ekmek üstü anamın çilek reçelini tercih ederim
3) Şaraptan çok anlamıyorsan çok kasmayacaksın tadı hoşuna giderse içeceksin (gurme olmayan ve köpek öldüren içebilen biri olarak uygun bir düşünce tarzı :)

Günün sonunda en sevdiğim içecekleri de düşünüp sıralama imkanı buldum. İşte ilk beşim:
1) Su! Su! Su!
2) Ayran (Hazır ayranı daha çok severim:)
3) Taze sıkılmış portakal suyu
4) Ayran-Soda ve Vişne-Soda
5) Rakı / Bira (ortamına göre değişir:) )

Ne Şirince'den his bahsetmemiş miyim? Şarapçı gibi sadece şaraplardan mı bahsetmişim?
Hahaha :) Şirince deyince aklıma gelen sadece şarap çünkü  Şirince gayet küçük, şirin bir ege köyü işte, tam anlatabilmek için sakin bir zamanda, hatta yağmurlu bir zamanda gezmek lazım diye düşünüyorum, o da başka bir zamana ;)

Yalçın AYDIN

DİĞER YOL HİKAYELERİ