Fotoğraf Grubumuza katılın
Doğa Grubumuza katılın
Patikatrek organizasyonları Türkü Turizm güvencesi ile yapılmaktadır.
Belge no: 3959
EGE'NİN ÇİÇEKLERİ DOĞA YÜRÜYÜŞÜ

Havalar ne kadar soğuk olsa da Ege’de bahar ufaktan ufağa yüzünü göstermeye başladı. Yükseklerde belli yerlerde kar dahi var; ancak güneş en küçük aralıktan yüzünü şöyle birkaç gün gösteriverse, toprak yüzeyi de hemencecik değişiverecek. Ege’de baharın habercisi Anemonlar henüz açmasalar da rengarenk çeşitleri ile çalılıkların arasından görünmeye başladılar bile.Çok yakında mavisi,moru,beyazı kırmızısı ile kırlarda görünürler… Geçtiğimiz hafta sonu,Batı bölgelerimizde başlayan yağmur havanın görüntüsünü de değiştirdi.Cumartesi gecesi Pazar sabahı lapa, lapa  yağan kar altında yürümek hayali kurarak uykuya vardım,ancak yağış durmuş, hava da düne göre az da olsa yumuşamıştı. Dünden havaya bakıp uykuyu tercih edenler bir kez daha aldandılar…Her ne kadar söylesek de  “Şeker değilsiniz,eriyecek…Vazgeçmeyin Gelin…”diye,çoğu zaman çizgili pijamalarından onları ayırmak zor oluyor.Ancak bizleri sadece uzaktan izledikleri için tanıyan ve buna  rağmen inanıp yola  düşen yeni yüzler her hafta olduğu gibi bu hafta da servis aracımızın içinde çoğunluktaydı…Kısaca özetlemek gerekirse bu parkuru iki kez  yürüdük ama aramızda sadece üç kişi vardı rotayı tanıyan…Gerisini düşünün artık… “Pazar seyyahları”  dediğim yol arkadaşlarımdan bu hafta bizimle olanlar, gördükleri ve yaşadıklarını kendilerine saklayacaklar ya da yakınlarında  olanlar ile paylaşacaklardır bu sabahtan itibaren.Ama çizgili pijamalarından bir türlü vazgeçemeyen sizlere de olan biteni anlatmak yine bana düştü…

Çoğu insanın mekanında görme ihtimali olmayan,bir çoğumuzun bile sadece fotoğraflarıyla tanıdığımız  KARDELEN çiçeklerini görmek için onların mekanına yolculuk yapacağımızı geçtiğimiz hafta içinde sürekli anlatıp durdum.Her ne kadar araçlar dolusu insan ile o dağ başlarına,hem de o havada gitmek gibi şansımız olmasa da,oralarda görmeyi arzu ettiğim ve geleceklerine inandığım bir çok yüzü işleri ve mazeretleri olanlar hariç aramızda göremedim.Özellikle de fotoğraf adına üzüldüm.

İzmir içindeki rotalarımızın  bize en uzak olanında yürümek ve kardelen çiçeklerini yerinde fotoğraflamak için Pazar sabahında  Zeamet köyüne vardığımızda saat 09.40 olmuştu ama sokaklarda kimse görünmüyordu.Köy meydanındaki kahve de kapalıydı. Köy kahvelerinde görmeye alışık olduğumuz manzaralardan farklı bir görüntüydü bu. Şaşırdık ama dedik ki ; “bu köy, çalışkan insanların köyü…”  öyle ya çalışmayı şiar edinen bir insanın kahvede ne işi olur ki… Köy evleri arasından başlayan yürüyüşümüz esnasında da gördük ki,kadın erkek herkes bir iş tutmuş,kimi damını temizliyor,kimi de evinin önünü… Köyün hemen çıkışından itibaren başlayan meşe ormanları ve 1.200 m.ye ulaşan zirveler tamamen sis içinde; tanım uygun olursa eğer  “göz gözü görmüyor…” yani… Birazdan hava açılır güneş yüzünü gösterir diye iddialara da girsek gün boyu sis ne vadileri ne de zirveleri terk etmedi.Çam ormanları içinde tırmandığımız yokuş çoğumuzun nefesini kesti…ama neşeyle tırmandık,sis altındaki çam ağaçlarının bazen büyüleyen, bazen de korku filmlerini aratmayan görüntüsünü izleyerek.Görüş mesafesi yer,yer 50 m.ye kadar düşüyordu.Bu mesafenin yükseklerde biraz daha azaldığı anlar oldu….“Hocam acıktık…” haykırışları arasında hedeflediğimiz mola yerimize ulaşamadan rotada değişiklik yaptık ve mola verdik;meşe ormanları ile yaşlı çınarların kardeşliği,onların gölgesinde yaşama tutunan kardelen çiçekleri ile bezenmiş bir ortamda… sessizce akan küçük bir derenin kıyısında.

Görüş mesafesinden dolayı çevreyi izlemek imkanı olmayan arkadaşlarıma yöre hakkında bilgi verip hayallerinde canlandırmaya çalışsam da sanırım çok başarılı olamadım…Çünkü çok iyi biliyorum ki öyle yoğun bir sis, insanda yön duygusunun da kaybolmasına sebep olur…Yön duygusunu kaybetmek de insanı huzursuz eder.

İnanıyorum ki özellikle yeni arkadaşlarımız bu duygudan gün boyunca kurtulamadılar. Ancak bir şeye daha inanıyorum ki yine aynı arkadaşlarım bu sabahtan itibaren dün’ü konuşuyorlar,hala acı veren yorgun ayaklarına inat…Bu sporun en çok sevdiğim yönü de bu işte;İnsanı kendine bağlayan…Her spor, biraz ilgi, biraz merak, biraz da heyecan ile yapılırsa sevilir…Bizim sporumuzda bunların hepsi fazlasıyla var,diğer fazla olanlarla birlikteliği sağlandığında ise muhteşem bir Pazar’ı daha noktalamış oluyorsunuz tarifsiz duygular içinde…Geçtiğimiz Pazar KARDELEN çiçekleri için yollara düştük, patikalarda tırmandık…Bu hafta ve gelecek haftalardaysa  ANEMON  çiçekleri ile için Pazar sabahlarının vazgeçilmezi olan çizgili pijamalarımızdan kurtulacağız…Bekleriz efendim…Biz her Pazar patikalardayız…size çok uzak değiliz…
 

DİĞER HABER VE DUYURULAR