Fotoğraf Grubumuza katılın
Doğa Grubumuza katılın
Patikatrek organizasyonları Türkü Turizm güvencesi ile yapılmaktadır.
Belge no: 3959
DOĞA YÜRÜYÜŞÜNDE MANTAR SAFARİ

Keyifli pazar günlerinde,doğa yürüyüşlerimiz de keyifli gecmeye devam ediyor. Kurulusumuzun birinci yılını doldurduğumuz su günlerde geriye dönüp baktığımızda görüyoruz ki,doğa yürüyüşü yapmak, ya da başka bir faaliyet için aramıza belki  yüzlerce insan girdi. Kimileri ilk günden beri doğa yürüyüş programlarımıza katılarak bizimle olurken, bir çoğu da bizi uzaktan izlemeye devam ediyor... "Kim bilir belki bir gün " umuduyla.. Geride bıraktığımız kısa dönem içinde çok kaliteli dostlar edindik.Bir çok güzel insan tanıdık  ve arkadaşlarımız oldu... Ama bazıları var ki, akıllarda iz bırakır oldu... Tıpkı Sevgili OĞUZ gibi...

 

Oğuz; daha ilk günden beri  sıcak kanlı davranışları,sevgi dolu yüreği, müthiş bir gözlem yeteneği ve paylaşımcı yönüyle aramızda hemen kabul gören bir sevgili Dostumuz...

 

Aramızda daha üç haftası yeni biten sevgili Oğuz, kendine has uslubu ve müthiş gözlem yeteneği ile bizi bize anlatır oldu...  Her hafta DOĞA YÜRÜYÜŞÜ NOTLARI  klasiğimizi gönüllü yazarak, haftalardan beri," biri beni kurtarsın" diye haykıran benden, kalemi de devraldı... SAĞOL OĞUZ'cuğum... iyi ki geldin... Vallahi ne yalan söyleyeyim "bir geldin pir geldin..." Hep böyle kal olur mu ?

 

Oğuz'un kaleminden NARLIDERE-AHIR OLUK Doğa yüryüşü notları ; 

Merhaba Arkadaşlar,

 

Evet, Narlıdere yürüyüş notlarını (Mantar Avcıları-Bölüm:1) bu başlık altında sizlerle paylaşmak istiyorum.Bu haftaki yürüyüşe biraz geç kaldığım için bu sefer ki çöp taşıma şerefi bana nail oldu. Ne mutlu bana ki, bu benim gruptaki ilk görevim oldu. Aramızdan bazı arkadaşlar durumdan istifade edip de hemen atlamasınlar, hatırlatırım bu görev sırayla... Onların da çöp için konteyner tutacağı günler yakındır...

 

Neyse dolmuşumuza binip,arkadaşlara selam verdikten sonra, kapı girişindeki koltuğa oturduğum anda, Zeynel hocanın feryadı figanıyla oturduğum gibi kalktım. Meğer hocanın çantasındaki su poşetini patlatmış olduğumu, suların yavaş yavaş aktığını ve bunun geçen haftaki; Naciye'nin 'çantada mataralı su modeli'ni hocaya pazarlaması için iyi bir fırsat olduğunu fark ettim, ama Naciye kaçırdın bu fırsatı. Her şey senin için planlanmıştı oysa. Yine vazgeçilmez keyfimiz çay keyfiyle yürüyüşün ilk dakikaları için moral depoladık ve kaynaştık. Yürüyüş bana göre geçen haftakine göre biraz yorucu geçti, çünkü Hale'siz başlamıştık ve bu, ilerleyen zamanlarda mola azlığına işaret ediyordu.

 

Neyse bayağı dik tırmanışlardan sonra bir küçük molada yanımda getirdiğim ''bana göre atom bombası kuvvetindeki'' Antep ezmeli kayısı ezmesini yemekle, dağlar taşlar altımda yok oldu. Ayrıca molada Dilek'in deyimiyle ACER pantolonum da üzerimdeydi ve zirve görmesi gerekirdi; böyle olunca kim tutar beni. Acer ne diye sorarsanız Dilek'e gidin lütfen.Bu Acer pantolonumdan aynısı Hayati abide de vardı ve aramızda kalsın o biraz kazıklanmıştı. Dağları, taşları aşıp nehirleri geçmeye gelince, ayakkabımın, "neydi o ?.. "  Gore-Tex olmamasından dolayı -delikanlı yardım- çağrıma Sadık'ın el uzatması nehirleri de geçmemize vesile oldu ve kendisine teşekkür ederim.

 

Vadi içinde sararmış çınar ağaçları altında yürürken karşımıza çıkan bacası tüten ev, Zeynel hocamızın müthiş  refleks ile  'bacası tüten her evde hayat vardır " uyarısıyla tüm grup, evi mercek altına aldık ve yaşanan hayatı çözmeye çalıştık.

 

Yürüyüş rotamızda Dilek'in aklıma soktuğu türküyü inanırmısınız halen söylemeye çalışıyorum. Ana kamp yerimize geldiğimizde bir de ne görelim en az üç grup daha vardı ve neredeyse yer bulamayacaktık, benim ilk varmamdan dolayı Zeynel hocamızın verdiği ateş yakma işine biran önce girişmem gerekiyordu. Çünkü deli gibi acıkmıştım, neyse ki Sadık ve Hayati ağabeyin yetişmesiyle ateş yandı ve sonradan gelen arkadaşların açtığı sofrayla birlikte kıyasıya bir rekabet başladı aramızda ben, Birol ağabey ve hiç eksik kalmayan Naciye ile.5 dakika sürdü veya sürmedi ki ne var ne yok talan ettik. Ama Mehtap ve Sadık'ın ailelerinden gelen börekler ''umarım onlara da biraz yetenek geçmiştir''ve de favori aşçımız Filiz den gelen börekler harikaydı yine.

 

Ayrıca Burak'ın bu hafta Hülya hanıma nazire yaparcasına getirdiği  bir çuval sucuk bitmedi. Dönüş yolu yine sonuna kadar dolu  (Birol ağabeyin sol tarafı boştu) bir  mideyle  başladı ve Her zamanki gibi biliyorsunuz arkadaşlar mantar toplama aşkıyla devam etti yürüyüşümüz. Ama bu sefer hiç ummadığım bir kurban vermiştik bu mantar sevdasına, Hayati ağabey. Bir baktım ki Zeynel hoca gibi orayı burayı eşiyor ve işin garip yanı onun gibi mantar çıkarıyordu ki bu yöndeki ilk tebrik benden gitti ona.

 

Hale’siz Duygu, Duygu’suz Hale olmaz diyordum ki, müthiş azimli bir Duygu vardı bu kez karşımızda. Bu yürüyüşte her ne kadar keçi resmi çekememiş olsa da teşekkür ediyorum kendisine ve de kutluyorum, azmi ve dayanıklılığı için...Tam akşam olmak üzereydi ve yürüyüşümüz bitti derken Hülya hanımın yazdığı ama kendisinin de unuttuğu grubumuzun marşını söyleyememek, Sadık ile Mehtap'ın kursağında kaldı. Belki de eksik olan, davudi bir sesti ve "nerdesin sen Ali ağabey ?.."  Kendilerine, bu durumu bu hafta telafi edeceğimize  söz verelim Hülya Hanım.

 

Müthiş ekip ve mantar avcıları, yine harika bir gün geçirdi Hale. Hepinize teşekkür ediyorum ve görüşmek üzere kendinize iyi davranın. NOT: Size birde Naciye 'nin yaptığı sandviç şovu göndereceğimi belirterek, delikanlılık yarışına ben de giriyorum Birol ağabey.

 

DİĞER HABER VE DUYURULAR